Op. Dr. Fahri Hayri Atlı — Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı · Son güncelleme: Ekim 2026

Varis, toplardamarların genişlemesi, uzaması ve kıvrımlı bir hal almasıyla ortaya çıkan, bacakta ağrı, ağırlık hissi, şişlik ve kramp gibi şikayetlere yol açabilen kronik bir damar hastalığıdır. Geçmişte varis tedavisi denildiğinde akla kesili cerrahi ve uzun iyileşme süreleri gelirdi. Bugün ise damar içinden uygulanan lazer tedavisi, uygun hastalarda kesi gerektirmeden hastalıklı damarın kapatılmasını sağlayan yöntemlerden biridir. Bu sayfada, Bursa Nilüfer’deki muayenehanemde uyguladığım lazer ile varis tedavisinin nasıl yapıldığını, kimlere uygun olduğunu ve tedavi sonrası süreci anlatıyorum.

Varis Nedir ve Neden Oluşur?

Tedavi yöntemine geçmeden önce sorunun kaynağını anlamak gerekir. Varis, bacaklardaki toplardamarların kanı kalbe geri taşıma fonksiyonunun bozulması sonucu oluşur. Normal şartlarda bu damarların içinde kanın geri kaçmasını engelleyen kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıklar hasar gördüğünde kan yerçekiminin etkisiyle aşağıda göllenir ve damar yapısını bozar.

İşte tam bu noktada, hasarlı damarın kapatılarak devre dışı bırakılması gerekir. Geleneksel yöntemlerde bu damar fiziksel olarak vücuttan çıkarılırken (stripping), lazer ile varis tedavisi yönteminde damar olduğu yerde ısıyla kapatılır. Bu, vücut bütünlüğünü koruyan çok daha nazik bir yaklaşımdır.

Lazer ile Varis Tedavisi Nedir?

Temel olarak lazer ile varis tedavisi, yüksek enerjili lazer ışığının damar içine veya cilt yüzeyine uygulanarak, hasarlı damarın ısıyla büzüştürülmesi ve yok edilmesi prensibine dayanır. Bu yöntem, cerrahi kesi gerektirmemesi ve hastanede yatışa ihtiyaç duyulmaması nedeniyle “minimal invaziv” olarak adlandırılır.

Tıbbi literatürde EVLA (Endovenöz Lazer Ablasyon) olarak bilinen bu yöntem, Avrupa Damar Cerrahisi Derneği’nin (ESVS) 2022 kılavuzunda safen ven yetmezliğine bağlı varislerde ilk tercih edilmesi önerilen damar içi ısıl tedaviler arasında yer alır. Tedavinin amacı, kanı geri kaçıran hastalıklı damarı kapatarak varisin neden olduğu ağrı, kramp, şişlik ve ağırlık hissi gibi şikayetleri azaltmaktır.

Damarı içeriden ısıtarak kapatma prensibi, radyofrekans ablasyon yönteminde de kullanılır. Bu yöntem hakkında genel bilgi için radyofrekans ile varis tedavisi sayfasını inceleyebilirsiniz.

Endovenöz Lazer Ablasyon (EVLA): 1940 nm Radyal Fiber ile Tedavi

Lazer cihazlarını birbirinden ayıran en önemli özellik dalga boyudur. Eski nesil lazerler (810–980 nm) enerjiyi büyük ölçüde damar içindeki kana aktarırken, daha yüksek dalga boyları enerjiyi doğrudan damar duvarındaki suya yöneltir. Muayenehanemde kullandığım 1940 nm dalga boylu lazer bu grubun en yüksek dalga boylarından biridir. Enerji damar duvarına odaklandığı için damarı kapatmak için daha düşük enerji yeterli olabilir.

Tedavide radyal fiber kullanıyorum. Radyal fiber, lazer enerjisini tek bir noktaya değil, damar duvarına 360 derece eşit dağılımla iletir. Bu sayede enerjinin damar çeperine daha dengeli ulaşması hedeflenir.

1940 nm radyal fiber ile yapılan EVLA’ya ilişkin çok merkezli bir kayıt çalışmasında, tedavi edilen safen venlerin 6. haftada %99,6’sının kapalı olduğu ve ciddi komplikasyon görülmediği bildirilmiştir. İşlem sonrası ağrıyı inceleyen bir başka çalışmada ise ağrının genellikle hafif-orta düzeyde kaldığı ve ortalama 6. günde belirgin şekilde azaldığı görülmüştür. Bu dalga boyuyla ilgili uzun dönem verileri ise henüz birikmektedir. Her hastada sonuç; damarın çapı, hastalığın yaygınlığı ve kişisel faktörlere göre değişebilir.

Tedavinin İki Farklı Yüzü

Lazer ile varis tedavisi denildiğinde aslında iki farklı uygulama akla gelmelidir:

  1. Damar İçi (Endovenöz) Lazer Tedavisi: Büyük varisler ve damar yetmezliği (kaçak) için uygulanır. Lazer fiberi damarın içine sokulur.
  2. Cilt Üzerinden (Transdermal) Lazer Tedavisi: Genellikle kılcal damar çatlamaları ve örümcek ağı (spider veins) görünümlü ince varisler için kullanılır.

Her iki yöntem de lazer ile varis tedavisi başlığı altında toplansa da, uygulama teknikleri ve hedefledikleri damar çapları birbirinden farklıdır.

Adım Adım: Lazer ile Varis Tedavisi Nasıl Uygulanır?

Hastaların en çok merak ettiği konulardan biri işlem sırasında neler yaşayacaklarıdır. Lazer ile varis tedavisi süreci genellikle şu adımları izler:

1. Hazırlık ve Haritalama

İşlem öncesinde detaylı bir Doppler Ultrasonografi çekilir. Bu, cerrahın “gözü” gibidir. Hangi damarda kaçak olduğu, damarın çapı ve izlediği yol haritalanır. Lazer ile varis tedavisi başarısı, doğru haritalamaya bağlıdır.

2. Anestezi ve Giriş

İşlem, hastanın tercihine göre genel veya spinal (belden uyuşturma) anestezi altında, damar çevresine uygulanan tümesan anestezi ile birlikte yapılır. Uygun hastalarda yalnızca lokal anestezi ile de uygulanabilir. Hangi anestezi yönteminin uygun olduğuna muayene sırasında birlikte karar veririz. Ardından ultrason rehberliğinde, genellikle diz seviyesinden veya bilek bölgesinden ince bir iğne ile hastalıklı damara girilir.

3. Lazer Fiberinin Yerleştirilmesi

İğne deliğinden damar içine ince bir radyal lazer fiberi gönderilir ve ultrason kontrolünde kaçağın başladığı noktaya kadar ilerletilir. Fiberin ucu doğru noktaya geldiğinde işlem başlar.

4. Damarın Kapatılması (Ablasyon)

Lazer cihazı çalıştırılır ve fiber yavaş yavaş geri çekilir. Bu sırada fiberin ucundan yayılan lazer enerjisi damar duvarını ısıtır. Isınan damar duvarı büzüşür, yapışır ve kapanır. Böylece lazer ile varis tedavisi ile hastalıklı damar devre dışı bırakılmış olur. Vücut, kapatılan bu damarı zamanla emerek yok eder ve kan akışını sağlıklı damarlara yönlendirir.

5. İşlem Sonrası

İşlem süresi, tedavi edilecek damar sayısına ve uzunluğuna göre değişir. Giriş noktasına küçük bir bant yapıştırılır ve hastaya varis çorabı giydirilir. Hastalar genellikle aynı gün taburcu olur.

6. Gerekli Durumlarda Ek İşlemler

Ana damar lazer ile kapatıldıktan sonra, cilde yakın seyreden kıvrımlı varis paketleri olan hastalarda aynı seansta köpük tedavisi (skleroterapi: damar içine ilaç verilerek damarın kapatılması) ve miniflebektomi (küçük deliklerden varisli damarın alınması) eklenir. Bu kombinasyon, ana damar kapatıldıktan sonra yüzeyde kalabilecek varislerin de tedavi edilmesini amaçlar.

Neden Lazer? Klasik Cerrahiye Göre Avantajları

Eski yöntem olan “Stripping” ameliyatlarında kasıkta ve bilekte kesiler yapılır, damar bir tel yardımıyla koparılarak dışarı çekilirdi. Bu yöntemde iyileşme süreci daha uzun olabiliyordu. Oysa lazer ile varis tedavisi hastaya şu konforları sunar:

  • Kesi gerektirmez: Ana damar iğne girişiyle tedavi edilir, dikiş atılmaz. Miniflebektomi eklenen hastalarda yalnızca birkaç milimetrelik giriş noktaları olur.
  • Anestezi seçeneği: Hastanın tercihine ve durumuna göre genel, spinal veya lokal anestezi uygulanabilir.
  • Kısa iyileşme süreci: Hastalar genellikle aynı gün taburcu olur ve ertesi günden itibaren günlük hayatına dönebilir.
  • Daha az doku hasarı: Damar çıkarılmadan, olduğu yerde kapatıldığı için çevre dokulara daha az travma hedeflenir.
  • Kılavuzlarla desteklenen yöntem: Damar içi ısıl tedaviler, güncel Avrupa ve İngiltere kılavuzlarında uygun hastalarda klasik cerrahiden önce önerilmektedir.

Kimler Lazer ile Varis Tedavisi İçin Uygundur?

Lazer ile varis tedavisine uygunluk, Doppler ultrason ile yapılan muayene sonrasında belirlenir. Genellikle şu hastalar için değerlendirilir:

  • Doppler ultrason ile “venöz yetmezlik” (damar kaçağı) teşhisi konmuş kişiler.
  • Damar çapı lazer fiberinin girebileceği genişlikte olanlar (genellikle düz hatlı damarlar).
  • Varis kaynaklı bacak ağrısı, ağırlık hissi, gece krampları yaşayanlar.
  • Bacaklarında varis yarası (ülser) açılmış veya açılma riski olan hastalar. Bu hastalarda tedavi, yara iyileşmesini desteklemek amacıyla değerlendirilebilir.

Hamileler ve damarı çok kıvrımlı seyreden (tortüöz) hastalarda ek değerlendirme gerekebilir. Size uygun yöntemi ancak muayene ve ultrason bulgularına göre belirleyebiliriz.

Kılcal Varislerde Lazer Tedavisi

Yukarıda bahsettiğimiz damar içi (EVLA) yöntemi büyük varisler içindi. Peki ya cilt yüzeyindeki kırmızı-mor kılcallar? Burada devreye transdermal (cilt üstü) lazer ile varis tedavisi girer.

Bu yöntemde Nd:YAG lazer veya benzeri teknolojiler kullanılır. Lazer ışığı cilt üzerinden direkt olarak kılcal damara atış yapar. Damarın içindeki hemoglobin (kan hücresi) lazer ışığını emer, ısınır ve damarı tahrip eder. Bu işlem sırasında hafif bir lastik çarpması hissi duyulabilir.

Kılcal damarlarda lazer ve köpük tedavisinin birlikte uygulandığı yöntem hakkında detaylı bilgi için CLACS tedavisi sayfasını inceleyebilirsiniz.

Lazer ile Varis Tedavisi Sonrası İyileşme Süreci

Tedavinin başarısı kadar, tedavi sonrası süreç de hastalar için önemlidir. Lazer ile varis tedavisi sonrası süreç genellikle oldukça rahattır:

  1. Yürüyüş: İşlemden sonra kısa süre yürümeniz istenir. Yürüyüş, kan dolaşımını destekler ve pıhtı oluşma riskini azaltmaya yardımcı olur.
  2. Taburcu ve günlük hayat: Hastalar genellikle aynı gün taburcu olur ve ertesi günden itibaren günlük hayatına dönebilir.
  3. Varis çorabı: İşlem sonrası 15–20 gün varis çorabı kullanmanızı öneriyorum. Çorap, kapatılan damarın iyileşme sürecini destekler.
  4. Banyo ve spor: Duş ve ağır egzersize dönüş zamanını kontrol muayenesinde birlikte planlarız. Bu süreçte yürüyüş önerilir.

Hastaların tedavi sonrası en sık ifade ettiği değişiklik, bacaklardaki ağırlık hissinin azalmasıdır.

Olası Yan Etkiler ve Riskler

Her tıbbi müdahalede olduğu gibi, lazer ile varis tedavisi uygulamasının da bazı minör yan etkileri olabilir. Ancak bunlar genellikle geçicidir:

  • Morluk (Ekimoz): Damar trasesi boyunca hafif morluklar olabilir, 1-2 hafta içinde geçer.
  • Gerginlik Hissi: Kapatılan damar bir “kordon” gibi hissedilebilir. Bu, işlemin başarılı olduğunu gösterir ve zamanla vücut o dokuyu yumuşatır.
  • Uyuşukluk: Nadiren lazer ısısı çevre sinirlere hafif temas ederse geçici his kaybı olabilir.

Daha ciddi komplikasyonlar (cilt yanığı, derin ven trombozu, enfeksiyon) nadirdir ancak her girişimsel işlemde olduğu gibi tamamen sıfır değildir. Bu nedenle tedavi sonrası kontrol muayenelerine gelmeniz önemlidir.

Lazer Tedavisi Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Halk arasında lazer ile varis tedavisi hakkında dolaşan bazı yanlış bilgiler hastaların kafasını karıştırabilmektedir. Bunları netleştirmek gerekir:

  • Yanlış: “O damarı kapatırsanız kan nasıl gidecek?”
  • Doğru: Varisli damar zaten çalışmayan, kanı geri kaçıran “çürük” bir damardır. Vücuda faydadan çok zararı vardır. Lazer ile varis tedavisi sonrası kan, bacakta bulunan diğer sağlıklı derin damarlar üzerinden taşınır. Dolaşım bozulmaz, aksine düzelir.
  • Yanlış: “Lazer tedavisi çok ağrılıdır.”
  • Doğru: İşlem anestezi altında yapıldığı için işlem sırasında ağrı hissedilmez. İşlem sonrası hafif-orta düzeyde ağrı olabilir. Bu ağrı genellikle günler içinde azalır ve basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir.
  • Yanlış: “Lazerden sonra varis tekrarlar.”
  • Doğru: Lazer ile kapatılan damarın tekrar açılması nadirdir. Ancak varis kronik bir hastalık olduğu için, yatkınlığı olan kişilerde zamanla başka damarlarda yeni varisler oluşabilir. Bu durum tedavinin başarısızlığı değil, hastalığın doğasıyla ilgilidir. Düzenli kontroller bu nedenle önemlidir.

Tedavi Fiyatlarını Etkileyen Faktörler

Hastaların en çok sorduğu sorulardan biri de maliyettir. Lazer ile varis tedavisi fiyatları sabit değildir ve şu faktörlere göre değişir:

  • Hastalığın yaygınlığı (tek bacak mı, iki bacak mı, kaç damar?)
  • Tercih edilen anestezi yöntemi
  • Köpük tedavisi veya miniflebektomi gibi ek işlemlerin gerekip gerekmediği

Sigorta ve SGK kapsamı kişiye ve duruma göre değişebildiğinden, muayene sırasında bu konuda bilgi almanızı öneririm.

Konforlu ve Sağlıklı Bacaklar İçin Bir Adım

Varis, sadece bacaklarınızın görüntüsünü bozan bir sorun değil, ilerleyebilen bir dolaşım bozukluğudur. Ertelemek, sorunun büyümesine ve tedavinin zorlaşmasına neden olur. Günümüzde lazer ile varis tedavisi, sunduğu konfor, hız ve yüksek başarı oranları ile uygun hastalarda güçlü bir tedavi seçeneğidir.

Bacaklarınızda ağrı, şişlik, kramp veya belirgin damarlar varsa, bir Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanına muayene olmanızı öneririm. Bursa Nilüfer’deki muayenehanemde Doppler ultrason ile değerlendirme yapıp size uygun tedavi planını birlikte belirleyebiliriz.

Sıkça Sorulan Sorular

İşlem, hastanın tercihine göre genel veya spinal anestezi altında, uygun hastalarda ise lokal anestezi ile yapıldığı için işlem sırasında ağrı hissedilmez. İşlem sonrası hafif-orta düzeyde ağrı olabilir. Bu ağrı genellikle birkaç gün içinde azalır.

Hastalar genellikle aynı gün taburcu olur ve ertesi günden itibaren günlük hayatına dönebilir. Ağır fiziksel efor gerektiren işlerde dönüş zamanını birlikte planlarız.

Hayır. Kapatılan damar zaten kanı geri kaçıran, işlevini kaybetmiş bir damardır. Kan, bacaktaki sağlıklı derin toplardamarlar üzerinden taşınmaya devam eder.

Süre, tedavi edilecek damar sayısına ve ek işlem (köpük tedavisi, miniflebektomi) yapılıp yapılmayacağına göre değişir. Muayene sonrasında size tahmini süreyi söyleyebilirim.

Ana damar iğne girişiyle tedavi edildiği için kesi izi oluşmaz. Miniflebektomi eklenen hastalarda birkaç milimetrelik giriş noktaları olur ve bunlar zamanla belirginliğini büyük ölçüde kaybeder.

Kaynaklar

  1. De Maeseneer MG, et al. European Society for Vascular Surgery (ESVS) 2022 Clinical Practice Guidelines on the Management of Chronic Venous Disease of the Lower Limbs. Eur J Vasc Endovasc Surg. 2022;63(2):184–267.
  2. National Institute for Health and Care Excellence (NICE). Varicose veins: diagnosis and management (CG168). 2013.
  3. Safety, feasibility, and early efficacy of the water-specific 1940-nm laser wavelength for ablation of saphenous incompetence. J Vasc Surg Cases Innov Tech. 2023.
  4. Willenberg T, Bossart S, Schubert M, Ghorpade S, Haine A. Pain after 1940 nm Laser for Unilateral Incompetence of the Great Saphenous Vein. J Clin Med. 2024;13(13):3839.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Kesin tanı ve tedavi için mutlaka uzmanınıza başvurunuz.